Gökay Ergene

İç Denetim, Teknoloji

Sayfa

Blog


Sağlıklı Yaşam Yolculuğum

11 Haziran 2025

Aralıklı oruç, temiz beslenme ve düzenli egzersizle gelen dönüşüm hikâyem

Yeni Bir Başlangıç: 108 Kilodan 95’e

2025 yılının başında tartıya çıktığımda 108 kiloydum. Fiziksel olarak fazlalıklarımın farkındaydım ama asıl alarmı veren şey, Nisan ayında yaptırdığım kan tahlilleriydi. Karaciğer enzimlerim olması gerekenin çok üzerindeydi:

  • ALT: 130
  • AST: 77

Bu değerler, vücudumun bana yüksek sesle “Artık bir şeyleri değiştir” dediği andı.

Şekersiz, Gazsız, Temiz

İlk adım, hayatımdan şekerli ve gazlı içecekleri tamamen çıkarmak oldu. Ardından karbonhidratı minimum seviyeye indirip, protein ağırlıklı bir beslenme düzenine geçtim.

  • Kahvaltı: Genellikle sade kahveyle geçiştiriyorum.
  • Öğle Yemeği: Günün en güçlü öğünü. Dengeli ve doyurucu.
  • Akşam: Yoğurt, ton balığı gibi hafif ve proteinli tercihler. Bazı akşamlar sadece rezene çayı içerek günü kapatıyorum.
  • Su Tüketimi: Günde ortalama 2,5 litre su içiyorum.
  • Ekstra: Bazen soda, bazen yoğurda yulaf ekleyerek çeşitlilik sağlıyorum.

Aralıklı Oruç ve Egzersiz Rutinim

Beslenme düzenimin temel taşlarından biri aralıklı oruç (intermittent fasting). Bu sayede hem sindirim sistemim rahatlıyor hem de vücudum yağ yakımına daha kolay geçiyor.

  • Haftada 3 gün, 1 saat boyunca orta tempolu koşu bandı kardiyosu yapıyorum.
  • Hafta sonları, sadece geç bir kahvaltı yaparak günü tamamlıyorum. Bu kahvaltılarda ise kendime küçük kaçamaklar yapmaktan çekinmiyorum.

Sayılar Yalan Söylemez

Haziran 2025’te tekrar kan tahlili yaptırdım. Sonuçlar beni hem şaşırttı hem de motive etti:

  • ALT: 39
  • AST: 30

Ayrıca kilom da 95 kiloya düştü. Hedefim ise 86 kiloya ulaşmak. Bu süreçte öğrendiğim en önemli şey, sürdürülebilir alışkanlıkların mucizeler yaratabileceği.

Bu Daha Başlangıç

Bu bir diyet değil, bir yaşam tarzı değişimi. Ve bu yolda en önemli şey, azim, kararlılık ve aile desteği. Çünkü aileniz size inanmazsa, ne yazık ki motivasyonunuzu korumak çok zor olabiliyor.

Şunu da unutmamak gerek:

“Düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin.”

“Diyeti bozmak” diye bir kavram yok aslında. Diyet, her an yeniden başlayabileceğiniz bir süreçtir. Bir gün kaçamak yaptınız diye her şey bitmiş sayılmaz. Önemli olan, o kaçamağın ardından tekrar yola dönebilmektir.

Ayrıca, akşamları ağır ve oturaklı yemekler tüketmek, farkında olmadan tüm çabayı gölgeleyebiliyor. Bu yüzden akşam öğünlerini hafif ve dengeli tutmak, sürecin sürdürülebilirliği açısından çok önemli.

Benim için bu yolculuk hâlâ devam ediyor. Hedefim olan 86 kiloya ulaşmak için kararlılıkla ilerliyorum. Ve biliyorum ki bu sadece bir kilo verme hikâyesi değil; bu, kendime verdiğim değerin bir yansıması.

Önemli Not: Bu yazı kendimi motive etmek için yazılmıştır. Tamamıyla kendi deneyim ve tecrübelerime dayanmakta olup, size özel diyet ve diğer yönlendirmeler için Diyetisyeninize ve ilgili alan Doktorunuza başvurmalısınız.

Küçük Prens Öykü Yazma Yarışması

17 Mart 2025

Bugün sizlerle gururla paylaşmak istediğim harika bir haber var! Kızım İpek Ergene , Küçük Prens Öykü Yazma Yarışması ’nda kazananlar arasında yer aldı.

Onun kaleminin gücüne ve hayal dünyasına her zaman inanıyordum ama bu başarıyla birlikte, edebi yeteneğinin ne kadar özel olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Bu öykünün ödüle layık görülmesi, onun azminin ve yaratıcılığının bir kanıtı oldu.

Evlatlarımızın elde ettiği başarılar, bana çocuklarımızın hayallerine destek olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bir ebeveyn olarak, onun gelişimini izlemek, tutkularını keşfetmesine yardımcı olmak ve başarılarını paylaşmak benim için tarifsiz bir mutluluk.

Bu gururu bizlere yaşatan kızımı yürekten tebrik ediyorum! Umarım edebiyat yolculuğu daha nice başarılarla devam eder.

İL ÇAPINDA DÜZENLEDİĞİMİZ KÜÇÜK PRENS ÖYKÜ YAZMA YARIŞMASI’NIN KAZANANLARI BELLİ OLDU

Antoine de Saint-Exupery’nin “Küçük Prens” adlı eserinde geçen “Gülünü bunca önemli kılan, uğrunda harcadığın zamandır.” sözünden yola çıkarak öğrencilerin “emek” kavramı üzerinde düşünmelerini sağlamak, eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek ve kendilerini en iyi, en doğru, en akıcı üslupla ifade etmelerine fırsat vermek amacıyla il çapında düzenlediğimiz Küçük Prens Öykü Yazma Yarışması’nın kazananları belli oldu.

5 ve 6. Sınıf Kategorisi

Birinci: Nazlı Kayra ERGUN / FMV Florya Işık Ortaokulu

İkinci: Aylin BULUTTEKİN / Galatasaray Ortaokulu

Üçüncü: Çınar DERGİN / Anabilim Eğitim Kurumları-Maltepe Kampüsü

7 ve 8. Sınıf Kategorisi

Birinci: Elif Ada AÇAN / Anabilim Eğitim Kurumları-Maltepe Kampüsü

İkinci: Masal KEMAL / Uğur Okulları-Tuzla Kampüsü

Üçüncü: İpek ERGENE / Anabilim Eğitim Kurumları-Ümraniye Kampüsü

Kazanan öğrencilerimizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. Yarışmamıza ilgi gösteren tüm öğrencilere ve öğretmenlere de teşekkür ederiz.

100 Soruda Satınalma Denetimine Giriş

2 Ağustos 2024

Satın alma süreçlerinin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi, bir şirketin genel performansı ve kârlılığı üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. İç denetim Departmanı olarak, bu süreçlerin düzenli olarak kontrol edilmesi ve iyileştirilmesi, olası risklerin önlenmesi ve maliyet tasarruflarının sağlanması için kritik öneme sahiptir. Aşağıda, satın alma denetimi sırasında göz önünde bulundurmamız gereken 100 kontrol noktasını bulabilirsiniz. Bu kontrol noktaları, tedarikçi seçiminden ödeme süreçlerine, stok yönetiminden raporlamaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsar ve şirketinizin satın alma işlemlerinin her aşamasında yüksek standartlara ulaşmasını sağlar.

Satın Alma Politikaları ve Prosedürleri

  • 1.1. Satın alma politikaları yazılı olarak belirlenmiş mi?
  • 1.2. Satın alma prosedürleri tüm ilgili çalışanlara iletilmiş mi?
  • 1.3. Politikalar ve prosedürler düzenli olarak güncelleniyor mu?
  • 1.4. Tüm satın alma işlemleri politika ve prosedürlere uygun mu?
  • 1.5. Satın alma politikaları ve prosedürlerine uyum için düzenli eğitimler veriliyor mu?

Tedarikçi Seçimi ve Değerlendirilmesi

  • 2.1. Tedarikçi seçim kriterleri belirlenmiş mi?
  • 2.2. Tedarikçi değerlendirme süreci yazılı olarak dokümante edilmiş mi?
  • 2.3. Tedarikçiler düzenli olarak değerlendiriliyor ve performansları izleniyor mu?
  • 2.4. Yeni tedarikçilerle anlaşma yapılmadan önce gerekli due diligence yapılıyor mu?
  • 2.5. Tedarikçi sözleşmeleri yazılı ve imzalanmış mı?

Satın Alma Talepleri ve Onay Süreçleri

  • 3.1. Satın alma talepleri yazılı olarak dokümante ediliyor mu?
  • 3.2. Tüm satın alma talepleri uygun yetkililer tarafından onaylanıyor mu?
  • 3.3. Satın alma talepleri için onay limitleri belirlenmiş mi?
  • 3.4. Acil satın alma talepleri için özel prosedürler mevcut mu?
  • 3.5. Satın alma talepleri için belirlenmiş standart formlar kullanılıyor mu?

Satın Alma Siparişleri

  • 4.1. Satın alma siparişleri yazılı olarak dokümante ediliyor mu?
  • 4.2. Tüm satın alma siparişleri yetkili kişiler tarafından onaylanıyor mu?
  • 4.3. Siparişlerin tedarikçilere zamanında iletildiği doğrulanıyor mu?
  • 4.4. Siparişlerde belirtilen koşullar ve fiyatlar uygun mu?
  • 4.5. Siparişlerde belirtilen teslimat tarihlerine uyuluyor mu?

Fiyat ve Maliyet Kontrolleri

  • 5.1. Tedarikçi fiyat teklifleri düzenli olarak karşılaştırılıyor mu?
  • 5.2. Satın alma fiyatları pazar koşulları ve geçmiş alımlarla karşılaştırılıyor mu?
  • 5.3. Tedarikçilerden alınan fiyat teklifleri yazılı olarak dokümante ediliyor mu?
  • 5.4. Satın alma fiyatlarında ani değişiklikler izleniyor ve açıklanıyor mu?
  • 5.5. Maliyet tasarrufu fırsatları düzenli olarak değerlendiriliyor mu?

Sözleşme Yönetimi

  • 6.1. Satın alma sözleşmeleri yazılı ve imzalanmış mı?
  • 6.2. Sözleşme koşulları ve şartları açıkça belirlenmiş mi?
  • 6.3. Sözleşmelerde belirtilen teslimat tarihlerine uyuluyor mu?
  • 6.4. Sözleşmelerde belirtilen kalite ve miktar gereksinimlerine uyuluyor mu?
  • 6.5. Sözleşmelerde belirtilen ödeme koşulları ve şartları izleniyor mu?

Teslimat ve Mal Kabul

  • 7.1. Teslimatların zamanında yapıldığı doğrulanıyor mu?
  • 7.2. Teslim alınan mallar kontrol ediliyor ve dokümante ediliyor mu?
  • 7.3. Teslimatların kalite ve miktar açısından uygunluğu kontrol ediliyor mu?
  • 7.4. Teslimat problemleri tedarikçilere zamanında bildiriliyor mu?
  • 7.5. Teslimat sonrası alınan malların uygun şekilde depolandığı doğrulanıyor mu?

Ödeme Süreçleri

  • 8.1. Tedarikçi faturaları zamanında alınıyor ve işleniyor mu?
  • 8.2. Fatura tutarları ve sipariş tutarları karşılaştırılıyor mu?
  • 8.3. Tedarikçi ödemeleri belirlenen ödeme şartlarına uygun olarak yapılıyor mu?
  • 8.4. Ödemeler için onay süreçleri belirlenmiş mi?
  • 8.5. Tüm ödeme işlemleri yazılı olarak dokümante ediliyor mu?

Envanter ve Stok Yönetimi

  • 9.1. Envanter seviyeleri düzenli olarak izleniyor ve dokümante ediliyor mu?
  • 9.2. Stok devir hızı ve stokta kalma süresi izleniyor mu?
  • 9.3. Stok kayıtları düzenli olarak güncelleniyor mu?
  • 9.4. Envanter sayımları düzenli olarak yapılıyor mu?
  • 9.5. Stok yönetim sistemleri etkin ve verimli mi?

Raporlama ve İzleme

  • 10.1. Satın alma raporları düzenli olarak hazırlanıyor mu?
  • 10.2. Satın alma performansı izleniyor ve analiz ediliyor mu?
  • 10.3. Tedarikçi performansı raporlanıyor mu?
  • 10.4. Satın alma bütçeleri izleniyor ve kontrol ediliyor mu?
  • 10.5. Satın alma verileri düzenli olarak analiz edilerek iyileştirme fırsatları belirleniyor mu?

Etik ve Uyum

  • 11.1. Satın alma işlemlerinde etik kurallara uyuluyor mu?
  • 11.2. Çıkar çatışmaları önleniyor ve raporlanıyor mu?
  • 11.3. Tüm satın alma işlemleri ilgili yasal düzenlemelere uygun mu?
  • 11.4. Rüşvet ve yolsuzluk önleyici politikalar belirlenmiş mi?
  • 11.5. Şirket politikalarına uyum düzenli olarak izleniyor mu?

Risk Yönetimi

  • 12.1. Satın alma süreçlerinde riskler belirlenmiş mi?
  • 12.2. Risk değerlendirme ve yönetim süreçleri mevcut mu?
  • 12.3. Satın alma süreçlerinde iç kontrol mekanizmaları etkin mi?
  • 12.4. Riskler düzenli olarak gözden geçiriliyor ve güncelleniyor mu?
  • 12.5. Satın alma süreçlerinde beklenmedik durumlar için acil durum planları mevcut mu?

İhbar Değerlendirme Aşamaları

8 Nisan 2023

İç denetimde bir ihbarın nasıl değerlendirileceği ve neler yapılacağı konusunda kabaca aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz;

İlk olarak, bir ihbarın alınması, doğrudan bir çalışandan veya bir harici kaynaktan gelebilir. İhbar, yasadışı veya etik olmayan bir faaliyet veya davranışın olduğunu bildiren bir bildirimdir. İhbarın doğru ve ciddi olduğunu belirlemek için, dahili denetim ekibi veya ilgili yönetim ekibi tarafından bir ön inceleme yapılması gerekmektedir.

İkinci adımda, ihbarın doğruluğunu ve ciddiyetini belirlemek için bir inceleme yapılır. Bu aşamada, dahili denetim ekibi tarafından ilave araştırmalar yapılabilir. İhbarın doğruluğunu teyit etmek için, işletmenin veya kuruluşun kayıtlarına erişim sağlanabilir ve rastgele denetimler yapılabilir.

Üçüncü adımda, inceleme sonuçları bir rapor halinde hazırlanır ve ilgili yöneticilere sunulur. Rapor, ihbarın doğruluğunu ve ciddiyetini belirleyen bilgileri içerir. Rapor, ihbarın doğru olduğunu ve ciddi bir faaliyet veya davranışın olduğunu teyit ederse, ilgili yöneticilerin bu durumu ele almaları gerekir.

Dördüncü adımda, ilgili yöneticiler, raporun sonuçlarına göre bir eylem planı hazırlarlar. Bu plan, ihbarın doğruluğu ve ciddiyetine göre değişiklik gösterebilir. Örneğin, uygun olmayan faaliyet veya davranışın sona erdirilmesi, çalışanların eğitimi veya hukuki işlemler gibi çeşitli eylemler alınabilir.

Beşinci adımda, eylem planının uygulanması takip edilir ve sonuçları izlenir. Bu, ihbarın doğruluğu ve ciddiyetine göre değişiklik gösterebilir. Takip etme süreci, işletmenin veya kuruluşun faaliyetlerinin iyileştirilmesi ve benzeri sorunların gelecekte tekrarlanmasının önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Son olarak, konuyla ilgili hukuki işlemler de yapılabilir. Ancak, adil bir değerlendirme sürecinin yürütülmesi, işletmenin veya kuruluşun itibarının korunması açısından son derece önemlidir. Dahası, bir ihbarın varlığı, işletmenin veya kuruluşun etik değerlerine uygun bir şekilde hareket ettiğinden emin olunmasına yardımcı olabilir.

Mutluluk Bir Ruh Halidir

14 Mart 2023

Mutluluk koşullara ve bu nedenle bireyselliğe bağlıdır. Bu yüzden mutluluk her insan için farklı olacaktır.

Mutluluğu dışarıda aramak bir hatadır

Çevrenizdeki her şey, mutluluğu kendiniz dışında aramanızı ister. O yeni arabayı satın alırsanız mutlu olursunuz. Yeni bir partner bulursanız mutlu olursunuz. Bu yüzden reklamların çekiciliğine kapılmak oldukça cazip. Bu konuda tehlikeli olan şey, reklamın mutluluktan değil sevinçten bahsetmesidir.

Mutluluk daha kalıcıdır ve şampanyadaki kabarcıklar kadar kolay ve hızlı bir şekilde kaybolmaz. Aynı şekilde, duygulara direnen bir yankıdır. Ne olursa olsun, içinizde kalır. Belki de hayatınızın dağılan parçalarını toparlamak ve onlardan ders almak özel bir yetenektir.

“Mutluluğu içimizde bulamazsak onu dışarıda, nesnelerde, deneyimlerde, daha tuhaf düşünce ve davranış biçimlerinde umutsuzca ararız. Kısacası, onu basitçe bulunamayacağı bir yerde arayarak mutluluktan uzaklaşıyoruz.”

– Matthieu Ricard

Düşüncelerimizin gücü

Mutluluk bir ruh hali ise, düşünceleriniz ana aktörlerdir. Duygularınız veya koşullarınız çoğu zaman onları motive eder. Ayrıca, senaryoyu ilgi alanlarınız lehine takip etmezler. Ancak, iyi haber şu ki bu senaryoya müdahale edebilirsiniz. Sadece düşüncelerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Bu amaçla meditasyon yapmak iyi bir fikir olabilir.

Gün boyunca sahip olduğunuz çok sayıda otomatik düşünceye dikkat edin. İçlerinden kaç tanesinin şikayet, karar, pişmanlık veya öz eleştiri olduğunu belirleyin. Bunun farkında olmak çok önemli. Unutmuş olabileceğiniz ya da belki üzerinde hiç çalışmamış olabileceğiniz bir parçanızı keşfetmenize ya da yeniden keşfetmenize izin verir.

Hataları veya başarısızlıkları fırsat olarak görmeye başlarsanız, o zaman mutluluğun bir ruh hali olduğunun farkına varmak için büyük bir adım atarsınız. Örneğin, kovulmak belki de her zaman yapmak istediğiniz o meslek değişimini yapmak için bir itici güç olabilir. Olumsuz düşünceler üzerine olumlu düşünceleri tercih etmek anahtardır.

İyi hissetmek, hiçbir olumsuz düşüncenin aklınızdan geçmediği anlamına gelmez. Aksine, bu negatif düşüncelerin büyümeleri için daha zor bir haline gelmesidir. Birçok insan tarafından ‘dünyanın en mutlu adamı’ olarak düşünülen biri olan Matthieu Ricard’ın belirttiği gibi, bunu anlamamıza yardımcı olması için denizi düşünebiliriz. Deniz yüzeyi rüzgar veya dalgalar tarafından değiştirilse de, derinlikleri sakin kalır.

“Mutluluktan, burada son derece sağlıklı bir akıldan kaynaklanan derin bir gelişme duygusu kastediyorum. Bu sadece zevkli bir duygu, kısacık bir duygu ya da bir ruh hali değil, optimal bir varlık halidir. Mutluluk aynı zamanda dünyayı yorumlamanın bir yoludur, çünkü dünyayı değiştirmek zor olsa da, ona bakış şeklimizi değiştirmek her zaman mümkündür.”

– Matthieu Ricard

Mutluluk bir ruh halidir

Birçok insan mutluluğun refah olduğunu düşünür, diğerleri ise bir denge olduğunu düşünür. Anlık değildir, aslında kalıcı bir şeydir. Bunun mümkün olması için, kendi mutluluk tanımınızı bulmanız gerekir.

Reklam verenlerin ihtiyacınız olduğunu size söyledikleri ‘mutluluktan’ uzaklaşmak ilk adımdır. Bir şeyleri satın almaktan ziyade mutluluk, akıllıca karar vermek ve seçmekle ilgilidir. Çünkü sonuçta mutluluk bir ruh halidir.

Kaynak: Mutluluk Bir Ruh Halidir - Aklınızı Keşfedin (aklinizikesfedin.com)